Kayıtlar

Böylesi Uzun Gecelerin Ağıdı

Çelikten gömleğim müsaade etti bu gece, Ve önünde eğildim mahviyetin. Oysa etten ve kemiktendim, Ve çırılçıplak doğmuştum annemden. Zihnimin vitrayları zalime boyun eğdi, Yahut eğdi eğecek. Şimdi sokaklarınız kararmak üzere, Yıkılmış ve dökülmüş ve karanlık… Acırım sizlere!   Bu gece gökten bir yabancı indi, Yamalı fistanıyla, uzun saçlarıyla, pos bıyığıyla… Yıkık dökük, garip ve viran… Böylesi adamlar eksik olmazdı bu kentten, İnsanlarım! Öyleyse bu hayret neden?   Kulak verin sözlerime, ilahi çağrıdır bunlar, Tanrı insanları izlemiş, Sanma ki seni gözlerinden gizlemiş! Şimdi örtün üstünü, görmesin, Haramdır soyunmak, ondan başkası bilmesin. Sabah ola, kavuş Mihriban’a! Neredesin Mihriban?

Piyano

Ters asılı piyanoyu unut Henüz erken ölmek için Tabii... Cennette var tanrı katında Ya da bir yolculukta, çok uzaklarda Ters asılı piyanoyu unut Üçüncü bir yol mümkün Bir güvercin kanadı alır bizi Bu mahalleden, is kokan bu kentten/cismimizden Ters asılı piyanoyu unut Ardında bulutlar da var Bırak o mabet gizli kalsın Kenti sansürleyen buğulu camlarda Ters asılı piyanoyu unut Çünkü gökten elma düşmeyecek Zihnimin renkli vitraylarından  Aydınlanır tüm sokaklar Yeter ki ters asılı piyanoyu unut / kulak ver sese