Böylesi Uzun Gecelerin Ağıdı
Çelikten gömleğim müsaade etti bu gece,
Ve önünde eğildim mahviyetin.
Oysa etten ve kemiktendim,
Ve çırılçıplak doğmuştum annemden.
Zihnimin vitrayları zalime boyun eğdi,
Yahut eğdi eğecek.
Ve önünde eğildim mahviyetin.
Oysa etten ve kemiktendim,
Ve çırılçıplak doğmuştum annemden.
Zihnimin vitrayları zalime boyun eğdi,
Yahut eğdi eğecek.
Şimdi sokaklarınız kararmak üzere,
Yıkılmış ve dökülmüş ve karanlık…
Acırım sizlere!
Bu gece gökten bir yabancı indi,
Yamalı fistanıyla, uzun saçlarıyla, pos bıyığıyla…
Yıkık dökük, garip ve viran…
Böylesi adamlar eksik olmazdı bu kentten,
İnsanlarım! Öyleyse bu hayret neden?
Kulak verin sözlerime, ilahi çağrıdır bunlar,
Tanrı insanları izlemiş,
Sanma ki seni gözlerinden gizlemiş!
Şimdi örtün üstünü, görmesin,
Haramdır soyunmak, ondan başkası bilmesin.
Sabah ola, kavuş Mihriban’a!
Neredesin Mihriban?
Yıkılmış ve dökülmüş ve karanlık…
Acırım sizlere!
Yamalı fistanıyla, uzun saçlarıyla, pos bıyığıyla…
Yıkık dökük, garip ve viran…
Böylesi adamlar eksik olmazdı bu kentten,
İnsanlarım! Öyleyse bu hayret neden?
Tanrı insanları izlemiş,
Sanma ki seni gözlerinden gizlemiş!
Şimdi örtün üstünü, görmesin,
Haramdır soyunmak, ondan başkası bilmesin.
Sabah ola, kavuş Mihriban’a!
Neredesin Mihriban?
Yorumlar
Yorum Gönder